top of page
Ara
  • Av. Sırma Nur PINAR & Av. Arda ÜSTEN

Banka Hesaplarında Yüksek Miktarda Para Giriş Çıkışı Olan Kişilerin Vergi Sorumluluğu

Yıllar boyu alışılagelmiş bankacılık faaliyetleri hem mevzuatta hem de pratik hayatta bir çok değişiklik yaşamış adeta çağ atlamıştır. Bu büyük değişimde kanaatimizce en büyük rolü teknolojik gelişmeler oynamaktadır. Artık hemen hemen herkes akıllı telefon kullanmaktadır. Akıllı telefonların hayatımızdaki en önemli yeri bizlere zaman kazandırması olup günlük yaşantıda ve iş piyasasında yapılacak bir çok eylem artık insanların bir tık uzağında hale gelmiştir. Örneğin; para çekmek , para yatırmak veyahut başkaca bankacılık işlemleri için eskiden saatlerce sıralar beklenirdi ve hatta gönderilecek paralar bazen bir günden fazla sürede diğer hesaplara gönderilmekteydi. Gelişen teknoloji ve bankacılık faaliyetleri sayesinde anında para gönderebilmek mümkün olup kredi çekmek bile akıllı telefonlar sayesinde sadece beş dakikada gerçekleşebilmektedir.


Günümüzde artık tüm ödemeler banka hesapları üzerinden gerçekleşmekte, piyasada nakit para alışverişi ise oldukça az düzeyde kalmaktadır. Akla gelen bankacılık eylemi, internet bankacılığı ya da şubelerden anında gerçekleşebilmektedir. Dolayısıyla insanın hayatını kolaylaştıran gelişmiş bankacılık faaliyetleri sayesinde mevduat hesaplarında büyük bir artış gerçekleşmiştir. İş hayatına adım atsın atmasın her birey mevduat hesabı sahibi olup her türlü ödemesini tek tıkla halledebilmektedir. Bu durumda elbette ki piyasadaki paranın çoğunun banka hesaplarına taşınması neticesinde kayda geçen bu paraların vergisel anlamda mali incelemelere tabi olacağını belirtmemiz gerekir.


Banka hesap hareketlerinde yüksek meblağ giriş ve çıkışı bulunan kişilerin bu paraların ne amaçla hesaba giriş ve çıkış yaptığının hesabını verebilmesi gerekmektedir. Şöyle ki, banka sistemi verilerinden yola çıkılarak yapılan toplu vergi incelemelerinde pek çok kimsenin vergi kaydı olmadığı hatta herhangi bir şirkette ortaklığının veyahut hiçbir iş ilişkisinin bulunmadığı görülmektedir. Bu gibi durumlarda kayıt dışı bir iş yapıldığı ya da yasa dışı yollarla bir para kazanılıp kazanılmadığının tespit edilmesi ayrıca yasalara uygun bir iş yapılsa dahi kazanılan paranın faturalandırılarak vergisinin verilip verilmediğinin tespiti maksadıyla vergi müfettişleri hakkınızda inceleme yapacaktır.


Bu incelemelerde bir takım sorularla karşı karşıya kalınacaktır. Şöyle ki;

  • Hesap sahibinin gerçek usulde veya basit usulde vergi kaydının bulunup bulunmadığı,

  • Hesap sahibinin herhangi bir gayrimenkul, otomobil veya kıymetli bir varlık satışının bulunup bulunmadığı,

  • Hesap sahibinin herhangi bir şirket ortaklığı, müdürlüğü vs. durumunun olup olmadığı,

  • Gelen paraların hesap sahibinin mevduatına girdikten sonra kimlere ve nerelere bu paraların transfer edildiği,

  • Hesaba gelen paralar veya konulan çeklerle ilgili karşı tarafa fatura düzenlenip düzenlenmediği,

  • Vergi kaydı olmayıp ancak banka hesabı bulunan bu kimseye gelen havalelerle ilgili havale yollayan kimselerin hukuki durumu, bu kimselerin bu paraları bir iş veya mal karşılığı mı yolladıkları,

  • Vergi kaydı olmayıp, ancak kendi adına bankada açılan hesaba gelen paraların daha evvel bu hesap sahibi tarafından bu kimselere elden veya başka şekillerde yollanan paraların bulunup bulunmadığı, bu paraların herhangi bir faiz mukabilinde gelen para olup olmadığı..

Banka sistemleri kayıtlarından yola çıkılarak yapılan bu incelemelerde bizzat hesap sahibi ile görüşülerek bu paraların içeriği sorgulanmaktadır. Ülkemizdeki kayıt dışılık ve istihdam üzerindeki vergi ve sigorta primleri dikkate alındığında kayıt dışılığın %65’in üzerinde olduğu ve vergi ve sigorta yükünün ise %42 civarında olduğu ifade edilmektedir. Ülkemizde uygulanan yüksek vergi oranları bir çok sektörde kayıt dışılığa sebebiyet vermektedir. Bankalar ve finans sektörü üzerinden yapılan para transferleri çoğu zaman vergi kaçağına neden olabilmektedir. Maliye banka verilerinden hareketle toplu vergi incelemeleri 4 – 5 yıldır sürdürmektedir. Bu vergi incelemelerinde yaygın olarak kayıt dışılık takip edilmektedir. Bu incelemeler neticesinde kayıt dışı işlemler yaparak veya bu işlemlere aracılık edenler banka sistemi üzerinde iz bırakanlar yüksek vergi, ceza ve gecikme zamları ile karşılaşmalarına neden olacaktır. Özellikle incelemelerin zamanaşımı süresi olan 5 yıla yayılması halinde pek çok kimse vergi kaydı açılarak yüksek cezalı tarhiyatlara maruz kalmaktadırlar.


İşletme ile bağlantılı kayıt dışı banka hesabı veyahut para akışı tespit edilmesi durumunda gerekli analizler yapılarak işletmenin gelir tablosunda yer alan satış maliyetinden işçilik maliyetleri çıkartılarak ortaya çıkan tutar bulunmaktadır. Brüt satışlar, bu kaleme bölündüğü takdirde brüt satış kâr marjı hesaplanmaktadır. Kayıt dışı hesaba giren ve açıktan hasılat değerlendirilen tutar yukarıdaki şekilde bulunan brüt kâr marjı ile çarpılarak hesaplanan açıktan kazanç vergiye esas kazanç olabilecektir. Kayıt dışı hasılat nedeniyle hesaplanan KDV de hesaplanmak suretiyle işletmenin KDV beyannameleri yeniden düzenlenebilmektedir. Kayıt dışı hasılata ait olarak tevsik zorunluluğuna uyulmadığı için de açık hasılatın %5’i nispetinde Vergi Usul Kanunu 355 inci madde hükmü gereğince özel usulsüzlük cezası kesilebilir.



27.528 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2 Post
bottom of page